İşte Psikoloji

Türklerin Topluluk Psikolojisi Nasıl Analiz Edilir?” başlıklı sunumunuzda hangi konulara değineceksiniz?

Yıllarca bilim-felsefe ilişkileriyle ve beşeri bilimlerde yöntem sorunlarıyla ilgilendim. Uzun zamandır da Türklerin tarihsel psikolojilerinin ne olduğu sorusuna cevap arıyorum. Sonunda her topluluğun psikolojik yapısını analiz etmede kullanabileceğimiz bir genel çerçeve bulduğumu sanıyorum. Konuşmamda bu genel çerçeveyi Türklerin psikolojisine uyarlamaya çalışacağım.

Türk etnisitesinden insanlara özgü davranışlar hakkında bilgi alabilir miyiz? Bu davranışlar nasıl ele alınmalı?

Hepimiz kendi bireysel psikolojimizi biliyor, daha doğrusu seziyoruz. Diğer insanları da bireysel psikolojileriyle tanıyoruz. Her birimiz ayrı ayrı; tıpkı parmak izimiz gibi birbirimizden bambaşka psikolojik özelliklere sahibiz.  Böyle yaşayıp giderken ilk anda “Türkler” gibi çok büyük bir topluluğun psikolojisinden bahsetmek, tuhaf gelebilir. Ama insan yalnızca bireysel değil bir grup-varlık aynı zamanda. Bir topluluğun, bir dilin, bir kültürün içine doğuyoruz, başka insanlarla aynı çocuk yetiştirilme pratiklerinden geçiyoruz. Tüm bunlar biz de birbirimizle, ortak bir davranış ve zihniyet yapısı oluşturuyor. Ne yaparsak yapalım bu topluluk psikolojisinin çerçevesinin dışında davranamıyoruz.

Elbette dünyadaki her şey gibi toplumlar da değişiyor. Bu değişimin en yavaş işleyen yanını psikolojilerimizdeki değişim oluşturuyor. Bu anlamda Anadolu’da yaşayan bir Türk 1500 yıl önce Gök-Türk İmparatorluğuna benzer davranışlar ve düşünceler gösterebiliyor.

Ben bugün insanlarımızı niteleyen ortak davranış ve düşünce biçimlerinin neler olduğunu saptamaya çalıştım ve bunların geçmişe doğru izini sürdüm. Gördüklerim enteresandı.

Türklerin bugün gösterdikleri grup davranışlarının, mekanla, sözle, yazıyla ve dış dünyayla ilişkilerini nasıl yorumluyorsunuz?

Evet, Türklerin topluluk psikolojisini ele alırken bakacağımız genel çerçevede bu tür konular var. Türkler, hala çağlar boyu, daha düne kadar göçebe bir hayat sürmüş olmanın psikolojisiyle hareket ediyorlar. Evlerimizi bile çadır hayatı yaşıyormuşçasına döşüyoruz. Yazıyla, kitapla asla dost değiller hem çocukları okumuş adam olsun istiyor hem de yazıdan hoşlanmıyorlar. Türküz türkü çağırıyoruz, herkesle muhabbet etmek istiyoruz. Türkler, Gösterişe ve şatafata çok düşkünler, diğer insanlarla ve eşyalarla ilişkilerinde bu merakları çok belirleyici. Otoriteyle de ilişkimiz ikircimli, hem itaatkar bir topluluğuz hem de karşı-çıkmak için fırsat kolluyoruz. Türkler, sanılanın aksine asla ırkçı ve dinsel fanatik değiller. Diğer topluluklara, dinlere hem çok kolay uyum sağlıyorlar hem de enteresan bir biçimde kendilerini dünyanın efendisi gibi görüyorlar. Daha böyle birçok şey ama gerisi konuşmama kalsın…

İş ve psikoloji kavramlarının masaya yatırılacağı İşte Psikoloji konferansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mükemmel bir girişim. İnsan yaşadığı her yere psikolojisini de götürüyor ama maalesef iş yaşamında sanki psikolojimiz yokmuş gibi davranıyoruz, davranışlarımızın karşımızdakine etkileri üzerine bir saniye bile kafa yormuyoruz.  Keşke kamuda da böyle çabalar gösterilebilse…

Sizce konferans katılımcılara ne gibi katma değerler yaratacak?

Konferans genel olarak iş yaşamını ilgilendiren birçok psikolojik temayı kapsıyor ve işinin ehli uzmanların liderlikten, verimliliğe ve yaratıcılığa birçok konuda değerlendirmelerini görme ve gördüklerini geri-bildirimlerle daha sağlam öğrenme imkanı sunuyor.

Benim yapacağım çalışma ise, iş yaşamında Türklerin davranışlarını bilmek, ona göre neyi değiştirip neyi kabul edeceğini anlamak fırsatı sunacak katılımcılara. İş yaşamının dışında da yaşadığı topluma artık çok farklı gözlerle bakacaklar.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

no images were found