Endişe partileri

30 Mart 2014 Yerel Seçimleri, yapıldı. İktidarı ve hatta sadece Başbakanı devirebilmek için her yolun mubah görüldüğü bir seçim atmosferi hiç yaşamamıştık. Demokrasimizin ve milletimizin mukavemeti sınandı. Bir kez daha anlaşıldı ki, Türkiye”nin ilk bakışta göze çarpmayan, şer güçlerin hesaba katmadığı derin müdafaa hatları var. Onda biri başka bir ülkenin ve toplumun başına gelse, kargaşanın hatta Allah korusun, iç çatışma ve parçalanmanın kaçınılmaz olduğu tuzaklar, millet tarafından fark edildi, bozuldu.

Seçim sonuçlarına baktığımızda, siyasi görüşü ne olursa olsun, ülkesinden ve milletinden yana olan, izan sahibi herkesin “İyi ki Ak Parti var!” diyeceği bir tablo ile karşı karşıya kalıyoruz. Türkiye”nin her yerinde var olan, siyasi programını en ufak bir ayrım gözetmeksizin memleketin her yerine götürmeye ve her kimlikten yurttaşın takdirini almaya gayret eden ve bu çabasının semeresini gördüğü anlaşılan yegâne parti. Türkiye 12 yıldır Ak Parti”nin verdiği istikamet ve muhteva ile ilerliyor, yenileniyor. Bugün şevkle, coşkuyla “Yeni Türkiye”den bahsedebiliyoruz.

Gelgelelim, tüm ülkede varlığı hissedilen, halkın huzuruna bir siyasi programın gerçekleşmesi amacıyla giden tek bir partimiz olmasında bir tuhaflık bulunuyor. Bu durum, henüz demokrasimizde “normalleşme”nin sağlanamadığının işareti, sağlıklı bir işleyişi tam anlamıyla temin edemediğimizin göstergesi. Demokrasimiz normalleşemedi, sağlıklı bir işleyişi temin edemedi derken, bazılarının kastettiği gibi otoriter, totaliter yönelimler olduğunu anlatmaya çalışmıyorum. Böyle bir söylem, gerçeğe uygun olmadığı gibi, Ak Parti”ye de, liderine de açık haksızlık. Tam tersine, demokrasimizdeki sorunların kaynağında iktidar değil muhalefet eksikliği bulunuyor. Başımıza gelenlerin önemli bir kısmı muhalefetin üzerine düşen vazifeyi tam manasıyla yapamamasından geliyor.

“Yeni Türkiye” diyoruz ama henüz bu yapının inşa halinde olduğunu teslim etmeliyiz. Ne kadar sağlam temel atılırsa, kuruluş harcımız hakiki kıvam ve kuvvetine erişirse geleceğimizden, milletimizin huzur ve refahından o kadar çok emin olacağız. Yeni Türkiye”nin inşası, sadece iktidar partisine bırakılamaz, muhalefetin de mutlaka elini taşın altına koyması, katkı vermesi gerekir.

Yeni Türkiye”nin sağlam temelleri, harcın hakiki kıvam ve kuvveti dediğimizde kastımız elbette yeni anayasa. Yeni anayasa, yani kuvvetler ayrılığını, insan hak ve hürriyetlerini hem garanti eden, hem de dünyaya demokrasimizi güçlendirerek ilerlediğimizi duyuran bir mutabakat belgesi… Size belki şaşırtıcı gelecek ama yeni anayasamızı bir türlü yapamayışımızın nedeni de seçim sonuçlarında kendisini gösteriyor. Anlatmaya çalışayım:

Türkiye”yi değiştiren, tüm ülke sathında varlığını hissettiren tek bir partimiz var. Maalesef diğer partilerimiz, siyasi programlarını gerçekleştirmekten ziyade, toplumdaki endişelere göre hareket eden bir zihniyete sahipler. Muhalefet partilerinin tavırları, ya yaşama tarzına ya da devletin bekasına, etnik kimliğe dair endişelere göre belirleniyor. Muhalefet partilerimiz adeta endişe partileri görünümündeler. Bu endişeler tarafından yönlenince, ister istemez endişeleri gidermekten daha çok büyütmek durumunda kalıyorlar.

Endişe gözü kör, kulağı sağır eder. Konsantrasyonu engeller; sağlıklı düşünme, plan ve program yapma yeteneğini mahveder. Başta öfke ve hiddet olmak üzere tüm olumsuz duygular, endişenin dipsiz mağarasında saklanır. Endişenin yüksek olduğu toplumlarda, kumpasçılara, tuzakçılara, toplum mühendislerine gün doğar.

Muhalefet cephesini endişe kaplamış vaziyette. Bu yüzden bir türlü ülke sathına yayılmış bir siyasi program için mücadele etme hüviyetini haiz olamıyorlar. Demokrasimizin en büyük eksiği, gerçekçi siyasi programlar üzerine örgütlenmiş, hareket kabiliyeti, rekabet gücü ve müzakere potansiyeli kazanmış muhalefet. Gerçek siyasi programa sahip bir muhalefet olmadan, somut talepler de müzakere edilemiyor. Yeni Türkiye”yi el birliğiyle birlikte inşa etme, yeni anayasayı beraber yapma ideallerimiz de havada kalıyor.

Çok yakında yeni bir seçim sathı mailine gireceğiz. Bu kez yeni Cumhurbaşkanımızı seçeceğiz. Seçim sonuçlarından, Erdoğan”a Çankaya yolunun açıldığı ve kendisinin bunu garanti altına almak için yüksek gerilim siyasetine devam edeceği yorumunu yapanlar var. Bence de Erdoğan”a Çankaya yolu ardına kadar açık ama ben müstakbel Cumhurbaşkanlığının en güçlü adayından, muhalefetin yapamadığını yapmasını, farklılıklarımızla bir arada huzur içinde yaşayacağımızı vurgulayarak endişeleri yatıştırıcı bir yol izlemesini bekliyorum.

Kaynak: Yeni Şafak

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Videolar

Yükleniyor...

Galeri

WhatsApp-Image-2020-04-24-at-09.59.43-1 EROLGOKA25-scaled EROLGOKA-1 IMG-20190810-WA0064 kitap ShowLetter1 01 09 15 13 17-1 IMG_0971-Özel