Hip-Hop Kültürü ve Gençliğimiz

Sorular..

  • Anadolu’da ve varoşlarda yavaş yavaş arabeskin yerini hip hop’ın almasının sebepleri sizce nelerdir? Bu durum gençler üzerinde pozitif bir etki yaratır mı?
  • Son zamanlarda özellikle ABD’den gelen hip hop bombardımanını nasıl değerlendirmeliyiz? Hip hop endüstrisini de düşünürsek sebepler arasında bunun rolü ne kadardır?
  • Hip hop psikolojik olarak gençlerde nasıl bir tatmin yaratıyor sizce. Türkiye’deki hip hop’ı bu anlamda nasıl değerlendirmeliyiz?
  • Eminem’in özellikle teenagerlar arasında artık yeni bir tanrı olduğuna inanılıyor. O büyük bir lider. Siz Eminem’in çocuklar üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
  • Son dönemde reklam dünyasında hip hop ve rap müziğe bu kadar ilgi olmasını nasıl açıklamalıyız sizce?Tüm bunlar sadece geçici bir moda mı yoksa reklam dünyası ile hip hop kültürü çok mu örtüşmekte?

Berrin Karakaş

Cevaplar

  1. Ülkemizdeki modernleşmenin ritmi ve biçimiyle çok ilişkili bu değişim. Arabesk, modernleşememenin, iki arada bir derede kalmışlığın, “melez” değil “yarım yamalak-yamuk” bir kültürel dokunun sonucuydu. Arabesk, yalnızca bir müzik tarzı değil, duygu tarihimizde modernleşmeyle başlayan kısıtlı, eğilip bükülmekten, sağa sola çarpmaktan yamuklaşmış bir repertuvarın dışavurumuydu. Modern değişime ayak uyduramayan, ondan acı çeken, gelecekten bir beklentisi olmayan ülke geneliyle birlikte gençler de duygularını bu çerçevede ifade ediyorlardı.

Hip hop ise müzik tarzı görünümünün yanında, Batı’daki gençlik alt-gruplarının kümeleştiği bir giyim, yaşam ve “yumuşak isyan” tarzı. Modernliğin ürünleri önceleri kağnı hızıyla memleketimize girerken, teknomedyatik aygıt sayesinde olanlar anında dünyanın birçok yeri gibi ülkemize de ışık hızıyla geliveriyor. Geleneksel olanın ve bu arada arabeskin yıkılan ve kurtulunması gereken “eski”nin içinde yer aldığını dünyayı erişkinlerden daha hızlı ve doğru algılayan sezgileriyle  kavrayan gençler de “eski esvap”larını çıkarıp “yeni giysi”lerini kuşanıyorlar.

Sanıyorlar ki, “hip hop”cu olduklarında “Batılı” olacaklar ve kendilerine ağır gelen “Gelenek”in yükünden kurtulacaklar. Böyle bakıldığında gençlerin bu tavrının Tanzimat yıllarında Batılılaşmak için onlar gibi yapan büyüklerimizden bir farkı yok. Ama maalesef görünüşü değiştirmekle bir başka kültürün kimliğine kolayca bürünülmüyor. Gençlerin bu tutumlarına saygı duymakla birlikte, onlar için bir hayal kırıklığı olmamasını diliyorum.

  1. Modern Batılı yaşama ve siyaset etme tarzı, kendisine karşı ortaya çıkan gençlik alt-kültürlerinden yansıyan muhalefetin yıkıcı olmadığını biliyor ve onu kolayca ehlileştiriyor. 1968 kahramanlarından bazılarının şimdi birçok Batı ülkesinde yönetici olması, hiç de şaşılacak bir manzara değil. Gençlerden ve gençlik kültürlerinden ödü kopanlar, her türlü musibetin gençlerden geleceğini sanan bizler içinse, Batı’dan gelen hip hop dalgalarına bırakın göğüs germeyi anlamak bile imkansız. Coca-Cola’dan McDonalds’dan bir farkı yok ki bu dalgaların. Batı’da kendi kültürünün sıradan ve hatta korkmadan, övünerek ithal edilebilecek bir parçası bunlar…
  1. Hip hop’un gençlerin psikolojisi için işlevi, diğer tüm gençlik alt-kültürlerinden farksızdır. Gencin kimliğinin oluşumunda bu alt-kültürler, ailenin temsil ettiği ve bir önceki neslin kendini tanımladığı referans sisteminin dışında bir çerçeve sağlar; gençlere kendi farklılıklarını gösterebilmek için yeni olanaklar sunar. Bu arada gençlik alt-kültürleri sanılanın aksine ebeveyn ile genç arasındaki şiddetli çatışmaların yumuşaması için bir geçiş sistemi de sağlarlar. Gerçek aile içi çatışmalarla boğuşmak yerine, herkes gencin giyim kuşamına, dinlediği müziğe yönelir ve bunlar üzerinden dertlerini halletmeye çalışır. Fark ettiyseniz hip hop gibi gençlik alt-kültürlerini gençlerin psikolojisi için pek de olumsuz görmüyorum. Her yeni nesille birlikte yeni gençlik alt-kültürleri ortaya çıkacak. Bunu anlamalı ve gençlerimize ona göre daha anlayışlı bakmayı becerebilmeliyiz.
  1. Ben Eminem’in gençler üzerine etkisinden ziyade, “ailelerin gençlik üzerine etkisi”nin esas alınmasından yanayım. Daha doğrusu ailelerin genç çocukları üzerinde her zaman “gençlik tanrıları”ndan daha etkili olduğunu söylemek istiyorum. Eğer biz çocuklarımıza iyi örnekler olabilmişsek, onların dinlediği müzik, giyim kuşam tarzından korkulacak bir şey yoktur. Gençler eninde sonunda anne-babalarına benzer. Baksanıza bu ülkede kaç nesildir, sağ ve sol partilerin aldıkları oylar bile değişmiyor. Annesi duygusal potansiyeli, kişiliği ve kimliğiyle mükemmel olan bir genç için Eminem’in annesi için söyledikleri gülünüp geçilecek bir çerezdir olsa olsa. Artık gençlik döneminin insan yaşamında en kısa süreli geçici bir evre olduğunu anlamalıyız. Nasıl bir çocuğun ve yaşlının giyim kuşamı, konuşma ve müzik dinleme tarzı farklıysa bir gencin de farklıdır. Gençlik döneminde, genç olmayanların katlanması zor bir konuşma jargonu ve yaşama tarzı olduğunu kabul ediyorum ve genç çocuğu olan herkesten, bunların bir gün geçeceğini bilmelerini istiyor ve sabır diliyorum.
  1. Reklam sektörü de gençler gibi sezgiye ve yaratıcılığa dayalı. İkisi de davranış alışkanlıklarını değiştirmeyi ve yeni bir tutum benimsenmesini istiyorlar. Bence neden bu.

 

 TEMPO DERGİSİ, SÖYLEŞİ

 Tempo Dergisi, sayı 831, 13-19 Kasım 2003     

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Videolar

Yükleniyor...

no images were found