Kuantum dış politika ve zombiler

Güvenilir kalemler, Suriye ve Irak”ın yakın gelecekte üçe bölünmesinin gündemde olduğu bir sürecin içinde bulunduğumuzu yazıyor. Zaman, ne kadar hızlı akıyor: Daha dün Arap Baharı”ndan bahsediyorduk, bir anda nereden geldik buraya? IŞİD hangi vakitte bu kadar güçlendi? Saddam”ın ruhu meğer Sünni Irak”tan hiç çıkmamış mı? Dahası nereye gitti dünya sistemi, tüm bunlara ses çıkaracak bir mercii yok mu?

Yazarımız Nedret Ersanel, müthiş dış politika analizlerine imza atıyor. Birçoğumuz gibi benim de ilk başvuru kaynaklarım arasında. Son yazılarından birinde, sözüm ona bir ölümcül zombi saldırısına karşı başlatılmış Pentagon”un resmi “CONPLAN 8888” planının aslında IŞİD meselesiyle ilgili olabileceği üzerinde duruyor. “Özel olarak: Riyad”ın Irak üzerinden İran ile savaşıdır bu. (Kimi Körfez ülkeleri ve İsrail”in de!) Genel olarak: Şii ve Sünniler arasında Orta Doğu”yu kontrol etme savaşıdır. Herkesin eli de içindedir” diyor. Nereden çıktı şimdi bu zombiler? ABD gerçekten çok zayıfladı ve dünyadaki güç mücadelesinden çekilerek, her yeri kendi haline mi bıraktı? Daha önce esamileri bile okunmayan bölge ülkeleri nasıl olaylarda aktör haline geldiler?

Medyatik düşünme tarzı hepimizi balık hafızalı yaptı. Hatırlayanlarınız olacaktır, ilk wikileaks belgeleri ortaya çıktığında kızılca kıyamet kopmuş, artık bundan sonra dünyanın eskisi gibi olamayacağı değerlendirmeleri yapılmıştı. Mesela Ahmet Altan, “İnsanlar, “ulus-devlet bitiyor” denince, bir sabah devletlerin ortadan kalkacağını sanıyorlardı, ulus-devlet böyle bitiyor işte. Bugün insanlığın ulaştığı teknolojik düzey, bilimin yaptığı buluşlar, ulus-devletlerin yapısını ve yönetim anlayışını çok aştı, iki yapı arasındaki büyük fark çökertiyor devletleri. Bir tek internet sitesi yetiyor devletlerin içyüzünü göstermeye. Yeni bir çağ böyle başlıyor” diyordu. Biz de o zamanlar, “Ahmet Altan”la bir tek nokta dışında tamamen hemfikirim, Wikileaks belgeleriyle yeni bir çağın başladığı kesin ama devletin bitmesinden ziyade yepyeni bir biçim alacağını ve zaten yeni bir çağın başlaması için düğmeye basanın bizzat Amerikan ulus-devleti olduğunu düşünüyorum” diye yazmıştık.

Evet, wikileaks olayları, yeni bir anlayışın, yeni bir dünyanın inşa olduğunu dışa vuran işaretlerdendi. Obama”nın temsil ettiği Demokratların dış politika yaklaşımı, alışık olduğumuz, çıkarları olan her yere bir biçimde silahlı kuvvetlerle müdahaleyi öngören “dünyanın jandarması” rolünü terk etti. Dünyadaki güç mücadelesi, ABD çıkarları açısından hangi bölgede, oranın sosyopsikolojisine uygun olarak kimlerle, ne yapılmasını gerektiriyorsa ona göre bir güçler mevzilenmesi politikasınca hareket etmek, gerisine karışmamak… Şu an yürürlükte olan ve özellikle Ukrayna-Kırım olayları sırasında “Böyle büyük güç mü olunur?” diye herkesi feveran ettiren yaklaşım bu.

ABD”nin yeni tavrı, dünyanın çok kutuplu hale gelmiş olmasından dolayı mecbur kaldığı bir daralmışlığın neticesi değil, tam tersine tarihte hiç olmadık biçimde güçlenmesinin, özgüven kazanmasının sonucu gibi duruyor. Sanki fizikte mekanikten izafiyet teorisine geçmenin sağladığı açıklama gücüne benzer bir güç sıçramasına benzetebiliriz bu durumu. ABD, adeta “Ben burada dursam da her yerdeyim” demek isteyen “kuantum dış politika” uyguluyor. Ne var ki, bu artan güç, dünyada sulh sükûnu sağlama amacına yönelik olarak değil ABD”nin iç entegrasyonunu artırmak için kullanılacak.

ABD”nin kuantum dış politikası, güç mücadelesinin önceki biçimlerinin artık devam etmeyeceği, bir bölgedeki sorunu analiz ederken dünyanın en etkin güçlerinin (ABD, AB, Rusya, Çin vs.) orada ne durumda olduklarını ve ne yapmak istediklerini anlamaya çalışmanın giderek geçersizleşeceğini düşündürüyor. Bu nedenle analizciler, sorunları bölgedeki aktörler marifetiyle, kendi çıkarına uygun bir hedef gözeterek çözmeye girişmenin ne demek olduğunu düşünmeye başlamalılar.

Biz, yeni anlayışa göre Ortadoğu”da artık eski emperyal güçlere gerek kalmadığını, Türkiye ve İran gibi bölgesel aktörlerin bu coğrafyada AB, Çin ve Rusya kadar hatta onlardan da güçlü bir biçimde faal olacaklarını düşünüyoruz. Yine eski emperyal güç dengeleri esasına ve sosyopsikolojinin (kimliğin) ulus-devlet resmi ideolojisi tarafından zorla formatlanabileceği anlayışına göre oluşturulmuş sınırların değişebileceği sonucuna ulaşıyoruz. Bu durumda yakın gelecekte sosyopsikolojiye (kimliğe) dayalı yeni siyasi oluşumlar tarafından farklı siyasi coğrafyaların şekilleneceğini ama eski emperyal güçlerin tahakküm alanlarını boşaltmamak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını öngörmek zor değil.

Olan bitenleri, böyle görüyoruz ve görüş alanımızda destekçileri birbirlerinden farklı zombi grupları da yer alıyor. Güç mücadelesinin eski kozlarıyla hareket edemeyenler, zombilerle var olduklarını gösterme kaygısında. Sağlam durmalı, sağlam basmalıyız.

Kaynak: Yeni Şafak

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Videolar

Yükleniyor...

Galeri

WhatsApp-Image-2020-04-24-at-09.59.43-1 EROLGOKA25-scaled EROLGOKA-1 IMG-20190810-WA0064 kitap ShowLetter1 01 09 15 13 17-1 IMG_0971-Özel