Özgüven, narsisizm değildir

Özgüven, narsisizm değildir

Kendine güvenmeyen insanı tanımak nispeten daha kolaydır, o zaten bunu söyler, tedirgin tutumlarıyla belli eder. Narsistik kişi ise sorunun bile farkında değildir, örter ve sanki kendine çok güveniyormuş gibi yapar. Bu nedenle narsisizmin sağlıklı insanda olması gereken özgüvenli tutumdan, narsistik kişiliğin özgüvenli insandan ayırt edilmesi şarttır.

Özgüven, insanın kendisine, benliğine güvenmesini, saygı duymasını ifade eder. Böbürlenme ve kibir abidesi, şişinmeci, büyüklenmeci kişiliklerin balon yapmış egolarıyla hiç mi hiç alakası bulunmaz. Kendine güvenen kimse, başka insanlara da saygılı, barışıktır. Şişinme ve ukalalık, içsel bir boşluğun ve insanın kendisinden şüphesinin, endişe hissinin gurur gösterisiyle kapatıldığının belirtisidir.

Hepimiz yaşadığımız olumsuzluklardan, hayal kırıklıklarımızdan etkileniriz ama özgüveni, kendilerine saygısı yüksek olanlarımızı hayat olayları, pek de etkilemez. Kendisinin de başkalarının da hata yapmaya hakkı olduğu bilinciyle hareket eder. Onlar her halükârda kim oldukları ve ne yaptıkları konusunda kendilerinden emin ve olumludurlar. Başarılarından gurur duymasını bilir ama asla kibre kapılmazlar. İnsan ilişkilerini güç savaşları olarak görmez, sırf başarılı görünmek için taktiklere, oyunlara başvurmazlar. Narsistler, başarısızlıklar karşısında, yeterince alkış almadıkları durumlarda hemen pes eder, kolayca depresyona girerler.

Narsistik kişinin, adeta bedeninde onu saran koruyucu bir cildi yoktur. Bünyesi yaralanmalara, zedelenmelere, enfeksiyonlara karşı savunmasızdır. Çok kolay incinir, alabildiğine kırılgandır ama onu kıran şeyler daha ziyade beğenilmemek, dikkate alınmamakla ilgilidir. Oysa özgüvenli kişi, hayat olayları karşısında psikolojik olarak sağlam, dayanıklı ve azimli kalmayı başarabilir.

Doğrudur, özgüvenli insanlar, benliklerini, toplumdaki saygınlıklarını güçlendirmek, başkalarının kendileri hakkında olumlu düşünmelerini ister ve buna göre davranırlar. Ancak onların bu tavırları başkalarının beğenisini her işin başı haline getirdikleri anlamı taşımaz. Gerektiğinde yalnız yürümeye de hazır oldukları gibi başka insanların başarıları karşısında da onları övmeyi, alkışlamayı elden bırakmazlar. Kimseyi aşağılamazlar. Özgüvenli insan, başkalarından gelen olumlu eleştirileri can kulağıyla dinler, onları ciddiye aldığını gösterir. Narsistlerin ise gerçek bir rekabetten, yarışmadan, sınavlardan ödleri patlar. Bunlar gereksizdir, zira tüm yarışmaların birincisi zaten kendisidir, insanlar bunu göremiyorlarsa hata onlardadır. Narsistler için işler yolunda gittiğinde, başarılı olduklarında bir sorun yoktur, problem başarısızlıkla birlikte başlar. Bu farklılığın nedeni, narsistlerin değerlendirmelerinde, kendilerine değil de başkalarının fikirlerine daha çok önem vermesi, onları esas almasıdır. Narsist başkalarının alkışına ve takdirine ekmek, su gibi muhtaçtır.

Özgüvenli insan, etkin bir dinleyici, bir empati ustasıdır. Bir sohbeti başlatıp sürdürebilir, sakince konuşur ve gerçekten hissettiklerini söyler. Sohbeti, önemli ve önemsiz konular diye ayırmaz, gerektiğinde havadan sudan da konuşur. Narsist ise kendisine ve başkalarının takdirine çakılı olduğundan bunların hiçbirini beceremez, insan ilişkilerinde potansiyel sorun ve dolayıyla geçimsizlik kaynağıdır.

Özgüvenli insan, kişiliğine yapılan saldırıları, aşağılamaları uygun biçimde göğüsler. Gerçekçi eleştirileri dinler, hak verir, teşekkür eder. Özgüvenli insan, öfkesine yenilip sonradan pişman olmamak için, öfkesini daha içinde hissettiği zaman, büyütmeden karşısındakine iletmekte bir mahzur görmez. Özgüvenli olan insan, taleplerini dillendirmekten, isteklerini söylemekten çekinmez ama karşısındaki insanın da “Hayır” deme hakkı olduğunu bilir. Gerçek bir narsist, kibir ve gurur ile uğraşmaktan bunları bırakın yapmayı hayal dahi edemez. Başkaları onu takdir etmekle mükelleftirler, varlık nedenleri budur. Onlar olmadan yalnız kalmayı dahi beceremediğini göremez narsist. Yalnızlık onun için kendini geliştirme, içe bakış fırsatı değil, başkalarından yakınma vesilesidir.

YALNIZLIK VE UMUT” kitabından kısaltılarak alındı.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

no images were found