Yağma yok!

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği’nin (OHSAD) Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları Kurultayı’nda konuşan SGK Başkanı Selim Bağlı’nın sözleri belki malumun ilamıydı ama yetkili bir ağızdan ifade edildiği için etkili bir gündem oluşturdu. Haberi aynen aktaralım:
“Hâkimlik ve hekimlik mesleğinin yolsuzlukla yan yana gelmemesi gerektiğine vurgu yapan SGK Başkanı Bağlı, ‘Parayla bir hekimin çok fazla ilişkisi olmaz diye bilinir. Hele yolsuzlukla, usulsüzlükle hiçbir şekilde bunların yan yana gelmemesi gerekiyor. Bir hastane düşünün 124 bin vaka gönderiyor, bunun 123 bini acil. Orada atom bombası falan patlamadı, olsaydı haberimiz olurdu. Hastane düşünün ölüyü tedavi ediyor. Hastane düşünün 60 yaşındaki teyzeye doğum yaptırıyor. Evlenmemiş kızımız gidiyor sezaryen ameliyatı oluyor, ortada çocuk yok, bir çocuk buluyorlar. Geriye dönük resmi bir muamele, evlilik cüzdanı çıkartılıyor. MERNİS’e kayıt yaptırılıyor her şey yolunda. Faturayı gönderiyor ‘SGK bunu ödesin.’ Ben öderim arkadaşlar ama emin olun ödediğim para bu SUT- Sağlık Uygulama Tebliği fiyatları üzerinde baskılamaya sebep veriyor.’“
Haber, devam ediyor: “Hastanelere yapılan ödemelerle ilgili yaşadıkları sorunlardan da bahseden SGK Başkanı Bağlı, usulsüzlük tespit ettikleri kurumların sözleşmesini feshettiklerini anlattı. Sözleşmesi feshedilen hastanenin hemen yargıya başvurduğunu kaydeden SGK Başkanı Bağlı, şöyle dedi: ‘Hâkim başlıyor teminat almaksızın, savunma almaksızın bütün tedbirlerimizi, fesih kararlarımızı ve ortaya koyduğumuz cezai şartlarımızın tedbirine karar veriyor. Feshediyoruz, tedbir kararı alınıyor. Cezai şart yazıyoruz, tedbir kararı alınıyor. Ödemesine bloke koyuyoruz, tedbir kararı alınıyor. Sadece 1 vilayette denetlemişiz, eski parayla 5 trilyon usulsüz ödeme, 1 katrilyon cezai şart, tahsilâtımız sıfır. Bir vilayette 25 müfettiş olabilir mi? Bir vilayette müfettiş ev kiralamış 3 yıldır orada. Ondan sonra ‘SGK siyasi davranıyor.’ Sağlık hizmetinin siyasalı diye bir şey olur mu? Bizi dolandıranlarla yürümeme hakkımız olduğunu düşünüyorum. Ölü adam nasıl tedavi edilir? Cezaevindeki adam nasıl diyalize girer? Almanya’daki insan nasıl böbrek ameliyatı olur? Bunları görmüyor musunuz? Görüyoruz, yakalıyoruz, tedbir kararı koyuyoruz, fesih yapıyoruz. Ondan sonra hemen toplanıyorlar, ortaklar kendi aralarında orada çalışanlara devir yapıyorlar, ‘yeni bir şirket olarak geldim benimle sözleşme yap.’ Şeytan taşlamaktan salâvat çekmeye vakit bulamadık. Bize verilen talimat bu sorunları çözme yolunda. Bu sektör ayakta kalacak. Hep beraber bu problemleri aşacağız, yeter ki uzlaşı içerisinde olalım. Hep birlikte konuşarak bu işin çözümünü bulacağız.’”
Hemen söyleyeyim SGK Başkanı yakın arkadaşımdır, düşüncelerimiz benzerdir, birlikte makaleler yazmışlığımız vardır. Ama bu sözleri kim söylese takdir etmek için bu köşede yer verirdim. Arkadaşım diye değil, takdire şayan sözler söylediği için onu köşeme taşıdım. Şüphesiz SGK Başkanı’nın tespitlerindeki yolsuzluk ve usulsüzlükler iktidardan ziyade yargıyı ilgilendiren bir özellik gösteriyor. Ama biz yine de bu vesileyle bazı görüşlerimizi ifade edelim.
Sağlık sistemimizle ilgili tartışabiliriz, yaşanan sorunları, özellikle sağlık çalışanlarının yaşadığı dertleri, sıkıntıları ele alabiliriz ama kim ne derse desin Ak Parti hükümetlerinin uyguladığı “sağlıkta dönüşüm programı”, “sessiz devrim”in en önemli bileşenlerinden birisini oluşturuyordu. Sağlıkta eski zamanlara göre büyük bir ilerleme kaydetmiş isek bu program sayesindedir. Bu programın en büyük başarısı, kamu ile özel sektörü birlikte düşünmesi, harmanlayabilmesi, sosyal politikalarla destekleyerek güçlendirmesi nedeniyledir. Başlangıçta uluslar arası kuruluşların öneri ve destekleri olsa da sonuçta tamamen Türkiye’ye özgü ve dünyanın gıptayla baktığı bir model ortaya çıkmıştır. Elbette sürecin dertleri, sıkıntıları, yan etkileri ve komplikasyonları da olmuştur. Ne ki daha gidilecek uzun bir yol, atılacak birçok adım vardır.
Bir model ortaya konur ve eğer bünyemize uygun, dertlerimize çare olarak görülüyorsa o model sonuna kadar desteklenir. Sağlıkta dönüşüm programı, hepimizin elbirliğiyle destek vermemiz, komplikasyonları ortaya çıktı diye sağladığı büyük faydalardan vazgeçip terk etmememiz gereken bir programdır. Ben SGK Başkanımızın sözlerinde temas ettiği hepimizi acı acı gülümseten tespitleri, her zaman görülebilecek yolsuzluk ve usulsüzlükler olmalarının haricinde, sağlıkta dönüşüm programının seyri sırasında ortaya çıkmış komplikasyonların içinde mütalaa ediyorum. Şimdi, elbirliği yapıp ortaya çıkan yan etki ve komplikasyonları önlemenin sağlık sistemimizdeki sağaltımın tam başarıya ulaşması için çabalamanın vaktidir. Herkes, elini taşın altına koymalı, asla “kol kırılır yen içinde kılır” demeden görülen sorunların üzerine gitmeli, konuşmalı, tartışmalı, düzeltilmesi için elden gelen yapılmalıdır. Bunun için ilk yapmamız gereken, SGK Başkanı Bağlı gibi çalışkan ve cesur bürokratları sahiplenmek, teşvik etmektir.

Kaynak: Yeni Şafak

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

no images were found