Yaşlılık sanıldığı kadar kötü değil hatta…

Yaşlılık sanıldığı kadar kötü değil hatta…

Evet, her yeni doğan günle birlikte, yaşamakta olan tüm canlılar olarak yaşlanıyoruz ama bazılarımız daha sahici biçimde yaşlanıyor.  Ben de artık o sahici yaşlananlardan birisiyim. Haddi aştım; istatistiksel olarak “yaşlı” denmeme bir kaç yıl kaldı. Henüz yaşlılığın kapı eşiğindeyken söyleyeceklerim erken olabilir.  Ama teorik bilgilerim, düşünmelerim, yazıp çizmelerim, (onların bir kısmını bu siteden bulup okuyabilirsiniz) iç-dünyasını bana açan yaşlı dostlarım haricinde gerek rahmetli babaannemi, ve babamı, gerek annemi yaşlılıklarında çok yakından izleme fırsatım oldu. Bazı saptamalarımı değini şeklinde söylememde bir sakınca olmayabilir. 

Allah sağlık vermişse, hastalıklarla, sizin veya evlatlarınızın sıkıntıları ve maişet dertleriyle boğuşup durmuyorsanız yaşlılık insanın en hoş dönemi. Dertler, tasalar sizi eskisi gibi delip geçmiyor, parça parça etmiyor, edemiyor. En çok da öfkeniz, hiç bırakmadığı eski alışkanlığıyla çıkıp geldiğinde, ona “otur oturduğun yerde!” dediğinizde kendinizi takdir ediyorsunuz.  Artık kolay öfkelenmiyor, öfke ateşinin içinizi dağlamasına izin vermiyorsunuz.

Uzun ve hayli ilginç, iyi senaryolu bir filmin ya da romanın sonlarına gelmiş, gördüklerinizin okuduklarınızın tadı damağınızda kalmış gibi bakıyorsunuz arkafonu oluşturan dünyaya, insanlara, olup bitenlere. (Bu arada müjde, yaşlılıkta rüyalarınız artık upuzun ve çoğu zaman da renkli ve güzel, eğlenceli oluyor.)  Kimseye bir şey demenin, müdahil olmanın pek işe yaramayacağını bilip sadece gülümseyerek bakıyorsunuz, sizin yaşadığınız acıları başkalarının yaşamaması için, sevinçleri daha çok insan yaşasın diye dua ediyorsunuz. Size daha çok soran olsaydı diye hayıflanıyorsunuz arada bir bu tuhaf dünyada yaşlılığın artık bilgelik anlamına gelmediğini; tecrübenizi, bilgeliğinizi sadece samimiyetle soranlara aktaramaya çalışmanız gerektiğini biliyorsunuz.

Ölüm, uyanıkken de uyanırken de en iyi dostunuz. Kendinizi kesesinde her daim ölümü taşıyan bir kanguru gibi hissediyorsunuz ama pekiyi zıplayamayan… Ölümün yoldaşlığı sanılanın aksine sizi zinde ve güçlü kılıyor. Yaşlı hallerinizi ne kadar severseniz, ömrünüzü de o kadar sıkıca sarıp sarmalıyorsunuz, pişmanlıklar, “iyi ki yaşamışım”a dönüşüyor.       

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Videolar

Yükleniyor...

Galeri

WhatsApp-Image-2020-04-24-at-09.59.43-1 EROLGOKA25-scaled EROLGOKA-1 IMG-20190810-WA0064 kitap ShowLetter1 01 09 15 13 17-1 IMG_0971-Özel